Reklam
Reklam
Reklam

DR. KADİR ÇETİN

DR. KADİR ÇETİN


OKULLARDA ELİMİZ YÜREĞİMİZDE

İçinden bir dua da geçiriyor: “Allah’ım, çocuğumu akşam sağ salim bana kavuştur…”


Bir anne-baba, çocuğunu sabah okula gönderirken artık yalnızca “Derslerine iyi çalış” demiyor. İçinden bir dua da geçiriyor: “Allah’ım, çocuğumu akşam sağ salim bana kavuştur…”

Asıl üzerinde düşünmemiz gereken nokta budur. Çünkü anne-babalar çocuklarını eğitim alsın diye gönderdikleri okuldan sağ salim dönüp dönmeyecekleri konusunda endişe duyuyorsa, ortada yalnızca bir güvenlik sorunu değil, ciddi bir eğitim ve toplumsal sorun vardır.

Çocuklarımız Okulda Güvende mi?

Manisa-Turgutlu’da yaşanan okul saldırısından sonra İstanbul Küçükçekmece’de yaşanan okul saldırısında da bir çocuğumuz daha hayatını kaybetti, yedi öğrencimiz de yaralandı. Ailelerin yüreğine korku düştü.

Yine üzüntülerimizi dile getirecek, sorumluların cezalandırılmasını isteyecek ve birkaç gün bu acıyı konuşacağız. Sonra gündem değişecek. Ta ki başka bir okulda (Allah korusun) başka bir saldırı olana kadar…

Peki, ne zaman gerçekten ders çıkarıp önlem alacağız?

Bu sorunun cevabını vermek zorundayız. Çünkü çocuklarımızın güvenliği, olaydan olaya hatırlanacak bir mesele değildir.

Daha önce de konuyu değişik boyutlarıyla bu köşede yazdık. Özellikle okulların açıldığı hafta “YENİ EĞİTİM YILI AÇILIRKEN: ÇOCUKLARIMIZ OKULDA GÜVENDE Mİ?” başlıklı yazımızda konuyu işlemiş ve alınması gereken önlemlere ilişkin görüşlerimizi belirtmiştik. 

 

Okulun Hal ve Gidişi Düşündürücü

Bizim kuşağımızın karnelerinde “Hal ve Gidiş” diye bir kriter vardı. Bugün de okul yönetimlerinin kendi okullarının hal ve gidişini sorgulaması gerekiyor.

  • Öğrenciler okulun hangi alanlarında kendilerini güvensiz hissediyor? 

  • Koridorlar, kantinler, bahçeler, lavabolar ne kadar güvenli ve yeterince kontrol ediliyor mu? 

  • Öğretmenler akran zorbalığını fark edebilecek donanıma sahip mi? 

  • Rehberlik servisleri öğrencilerin kolayca ulaşabileceği durumda mı?

  • En önemlisi, okul yönetimleri kendi okullarındaki zorbalığın boyutunu gerçekten biliyor mu?

Bir sorunun görülmemesi, var olmadığı anlamına gelmez. Belki de okulun “Hal ve Gidişi” iyi değildir; ancak tehlike henüz fark edilmemiştir.

Görülmeyen Tehlike Daha Büyüktür

Bir çocuk okulda tehdit ediliyor, dışlanıyor veya zorbalığa uğruyor olabilir. Ancak korktuğu, utandığı ya da kendisine inanılmayacağını düşündüğü için sessiz kalabilir. “Şikâyetçi çocuk” damgası yemekten de çekinebilir.

İşte eğitim sisteminin önemli görevlerinden biri, çocuk konuşmadan önce onun sıkıntısını fark edebilmektir.

  • Ders başarısındaki düşüş, 

  • Arkadaşlardan uzaklaşma, 

  • Teneffüslerde yalnız kalma, 

  • Davranış değişiklikleri ve 

  • Okula gitmek istememe gibi işaretler dikkate alınmalıdır. 

Bunları görmezden gelip sonradan “Biz bilmiyorduk” demek, sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Çocuklarımızı korumak için yalnızca olaylara müdahale etmek değil, tehlikeyi önceden fark etmek zorundayız.

Okul Çocuğun Gözünde Hapishaneye Dönüşmemeli

Çocukları okula bağlı tutmanın yolu yalnızca zorunlu eğitimden geçmez. Okul, çocuklara gelecek vadeden, kendilerini keşfetmelerine fırsat veren bir yaşam alanı olmalıdır.

Çocuk okulda;

  • Spor yapabilmeli, 

  • Sanatla tanışmalı, 

  • Üretmeli, 

  • El becerilerini geliştirmeli, 

  • Teknolojiyle buluşmalı,

  • Farklı meslekleri tanımalı, 

  • Kendisini keşfedebilmeli vb…

Çocuk, kendini değerli hissettiği, yeteneklerini geliştirebildiği ve kabul gördüğü bir ortamda bulunmalıdır.

Çocuğun okula gitmek istemediği durumlarda yalnızca onu suçlamak kolaycılıktır. Okullarımızın çocuklar için ne kadar güvenli ve cazip olduğunu da sorgulamalıyız.

Korkutan değil koruyan; dışlayan değil kucaklayan bir okul kültürü oluşturmalıyız. İyilik, empati, dayanışma ve saygı, okul yaşamının temel değerleri hâline gelmelidir.

Akran zorbalığı ve şiddetle mücadele yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil, sevgi, saygı, sorumluluk ve adalet kültürünü birlikte inşa etmekle mümkündür.

Bu amaçla; 

  1. Nezaketi ödüllendiren bir okul iklimi oluşturulmalı; zorbalığa karşı açık ve tutarlı bir tutum benimsenmelidir. Zira iyiliğin takdir edildiği yerde zorbalık itibar kazanamaz.

  2. Şiddeti özendiren içeriklerin etkileri ele alınmalı; silahı, tehdidi ve intikamı güç göstergesi gibi sunan yayınlar konusunda ailelerin, medyanın ve toplumun sorumluluğu artırılmalıdır.

  3. Aileler desteklenmeli; çocuk yetiştirme ve şiddeti önleme konusunda rehberlik sağlanmalı, okul-aile iş birliği güçlendirilmelidir.

  4. Öğrencilere söz hakkı verilmeli; sorunlarını korkmadan paylaşabilecekleri, okul yaşamına katılabilecekleri öğrenci meclisleri, ortak sorumluluk projeleri desteklenmeli ve demokratik ortamlar oluşturulmalıdır.

  5. Akran zorbalığına karşı sıfır tolerans uygulanmalı; hiçbir zorbalık küçümsenmemeli ve görmezden gelinmemelidir.

  6. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli; hem zorbalığa uğrayan hem de zorbalık yapan öğrencilere uygun destek sunulmalıdır.

  7. Önleyici çalışmalar artırılmalı; okullarda düzenli risk değerlendirmeleri yapılarak tehlikeler olay olmadan belirlenmelidir.

  8. Şiddete tanık olan öğrenciler bilinçlendirilmeli; arkadaşlarını korumak ve güvenilir yetişkinlerden yardım istemek teşvik edilmelidir.

  9. Dijital zorbalıkla mücadele edilmeli; öğrencilere dijital etik, mahremiyet ve sorumlu teknoloji kullanımı öğretilmelidir.

  10. Okul, aile ve toplum arasında dayanışma kurulmalı; öğretmenler ve yöneticiler desteklenmeli, sorumluluklar açıkça belirlenmelidir.

Bütün bu adımların temelinde ise her çocuğun onurunu ve güvenliğini koruyan ortak bir değerler anlayışı bulunmalıdır. Çocuklarımıza güçlü olanın zayıfı ezdiği değil, insanın kendini kontrol ettiği, korkutmanın değil, saygı kazanmanın, adil olmanın değerli olduğu öğretilmelidir. 

Sonuç ve Değerlendirme 

Çocuklarımızı korkuyla değil, değerlerle büyütmeliyiz…

Okullarımızı yalnızca bilgi aktarılan kurumlar değil; insan olmanın, birlikte yaşamanın ve birbirine saygı duyma kültürünün öğrenildiği güvenli yaşam alanları hâline getirmeliyiz.

Televizyon ekranlarında mafya dizilerine, şiddeti ve silah kullanmayı özendiren “Kurtlar Vadisi” gibi filmlere yer verilmemelidir. Zira; 

  • Şiddeti normalleştiren dili değiştirmeden, 

  • Zorbalığı görmezden gelen anlayışı terk etmeden ve 

  • Çocuklarımızı korumayı ortak sorumluluğumuz olarak görmeden

kalıcı bir çözüm üretemeyiz. 

Çocuklarımız okula korkuyla değil umutla gitmeli; hiçbir öğrenci kendisini yalnız, savunmasız veya değersiz hissetmemelidir.

Unutmayalım: Güvenli okul bir ayrıcalık değil, her çocuğun hakkıdır. Zorbalığı önlemek bir tercih değil, hepimizin sorumluluğudur.

Çünkü akran zorbalığıyla mücadele, yalnızca zorbalık yapan çocuğu cezalandırmak değildir. Asıl mesele; zorbalığı besleyen kültürü değiştirmek, zarar gören çocuğu korumak ve her çocuğa şiddetten uzak, güvenli bir yaşamın mümkün olduğunu göstermektir.

Reklam
AKLIN TARİHSEL SERÜVENİ

AKLIN TARİHSEL SERÜVENİ

OKULLARDA ELİMİZ YÜREĞİMİZDE

ŞAFAK SEZER, MUSTAFA TOPALOĞLU VE ÇETİN ALTAY AYNI GECEDE BULUŞTU

BAYRAMPAŞA'DA İKİ ARAÇLA YOL KESİP 46,6 MİLYON LİRAYI GASP ETTİLER

CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU, YENİLENEN YÜZÜYLE KAPILARINI AÇTI

OKUMA YAZMA KURSUNDA YENİ EĞİTİM DÖNEMİ BAŞLADI

RODOS VE İSTANKÖY’DE TÜRK KURTULUŞ SAVAŞINA KATKI VEREN KAHRAMANLAR

İSTANBUL PARK'TA ZİRVE MÜCADELESİ NEFES KESTİ

SULTANGAZİ’DE 2. GELENEKSEL EMEĞİN SULTANLARI FESTİVALİ

AKDENİZRACK, EURASİA PACKAGİNG İSTANBUL FUARI’NDA

HİKMET KARAMAN: “MİLLİ TAKIMI BU ÜLKENİN EVLADI ÇALIŞTIRMALI”

17 ÇOCUK, 10 ÜLKE: NADİR HASTALIKLARA KARŞI DÜNYA İSTANBUL'DA BULUŞTU

SARIYER BELEDİYESİNİN 2027 YILI BÜTÇESİ KABUL EDİLDİ

SABRİ AKPINAR PARKI HABERİMİZ TESCİLLENDİ

9 EKİM 2026 CUMA HUTBESİ: İNSANLIĞIN SINAVI GAZZE

AK PARTİ ‘İSTANBUL’U DİNLİYORUZ’ PROJESİ SULTANBEYLİ’DEN BAŞLADI

BAYRAMPAŞA’NIN TEMİZLİK FİLOSUNA 3 YENİ ARAÇ

NAİM SÜLEYMANOĞLU GENÇLİK SPOR VE YAŞAM MERKEZİ HIZLA YÜKSELİYOR

YENİ YAPMAK YERİNE YENİDEN DÜŞÜNMEK

“AFİFE” 28 YIL SONRA YENİDEN AKM SAHNESİNDE

Reklam
Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 7 5 1 1 5 16
2.AMED SPORTİF FAALİYETLER 6 4 1 1 8 13
3.BEŞİKTAŞ A.Ş. 6 4 2 0 7 12
4.KOCAELİSPOR 6 4 2 0 3 12
5.CORENDON ALANYASPOR 6 3 1 2 2 11
6.FENERBAHÇE A.Ş. 6 3 2 1 10 10
7.TRABZONSPOR A.Ş. 6 3 2 1 8 10
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 6 3 2 1 1 10
9.KASIMPAŞA A.Ş. 7 2 1 4 0 10
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 6 2 2 2 0 8
11.ARCA ÇORUM FK 6 2 3 1 1 7
12.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 6 2 3 1 -1 7
13.GENÇLERBİRLİĞİ 6 2 3 1 -8 7
14.ERZURUMSPOR FK 6 2 3 1 -8 7
15.TÜMOSAN KONYASPOR 6 1 4 1 -4 4
16.SAMSUNSPOR A.Ş. 6 1 4 1 -6 4
17.GÖZTEPE A.Ş. 6 0 3 3 -4 3
18.EYÜPSPOR 6 1 5 0 -14 3