Menü Bayrampasa Gercek Gazetecilik
DR. KADİR ÇETİN

DR. KADİR ÇETİN

Tarih: 05.09.2026 08:50

YENİ EĞİTİM YILI AÇILIRKEN: ÇOCUKLARIMIZ OKULDA GÜVENDE Mİ?

Facebook Twitter Linked-in

Yeni eğitim-öğretim yılı başlıyor. Milyonlarca öğrenci ve yüzbinlerce öğretmen yine okul yollarında...

Veliler çocuklarını okula hazırlıyor. Okul yöneticileri makamlarında, eğitim bürokrasisi görev başında... Her şey normalmiş gibi… Ama gerçekten öyle mi? Çocuklarımızı okula gönderirken içimiz rahat mı?

Geçtiğimiz yıl Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınları ve kayıplar hâlâ hafızalarımızdayken, asıl soruyu sormanın zamanı gelmedi mi?

Çocuklarımız okullarda gerçekten güvende mi?

Bu sorunun cevabını en başta Millî Eğitim Bakanlığı, il ve ilçe millî eğitim müdürlükleri ile okul yönetimleri vermek zorunda.

Okul Açıldı, Peki Sorunlar Kapandı mı?

Eğitim sisteminin sorunları saymakla bitmiyor: Müfredat, öğretmen açığı, fiziki yetersizlikler, hijyen, ders kitapları, sınav sistemi, eğitimde kalite yönetimi vb… 

Bunların hepsi önemli, ama bütün bunlardan daha temel bir soru var: Çocuklarımız okula girdiklerinde kendilerini güvende hissediyor mu?

Çünkü güvenli olmayan bir okulda ne iyi bir eğitimden ne de sağlıklı bir çocukluk döneminden söz edebiliriz. 

Okulun Kapısından Girince Korku Başlıyorsa!

Eğitim sistemini yıllardır sınav sonuçları, başarı sıralamaları, akademik performans ve test puanları üzerinden değerlendirmeye alıştık.

Çocuğun kaç soru çözdüğünü soruyoruz. Hangi sınavdan kaç puan aldığını soruyoruz. Hangi liseye, hangi üniversiteye gireceğini konuşuyoruz. Ama belki de sormamız gereken en basit soruyu unutuyoruz:

“Çocuğum okulda kendisini güvende hissediyor mu?”

Çünkü okulda korkan, tehdit edilen, aşağılanan veya dışlanan bir çocuğun aldığı yüksek puan, akademik başarı ne kadar önemlli olabilir? Eğitim yalnızca başarı değildir. Önce güvenliktir, sonra eğitimdir.

Rakamlar MEB İçin Yeterince Açık Değil mi?

Bir araştırmaya(*) göre Türkiye’de öğrencilerin:

  1. %18’i okullarını güvenli bulmuyor. (OECD ortalaması %8).

  2. %13’ü sınıflarını güvenli bulmuyor. (OECD ortalaması %7).

  3. Koridor, kantin ve lavabolar için güvensizlik oranı ise %20.

Bu rakamlar üzerinde ciddi biçimde düşünmek gerekmiyor mu?

Neden Türkiye’de öğrencilerin okullarını güvensiz bulma oranı OECD ortalamasının bu kadar üzerinde?

Hangi okullarda sorun daha büyük? Hangi yaş grupları daha fazla risk altında? Öğrenciler neden kendilerini güvende hissetmiyor?

Ve en önemlisi: MEB bu tabloyu değiştirmek için ne yapıyor?

“Akran Zorbalığı” Deyip Geçemeyiz

Sonra dosya kapanıyor. Oysa aslında kapanmıyor. Çünkü sürekli aşağılanmak, dışlanmak, tehdit edilmek veya şiddet görmek “çocukça davranış” değildir. Bu, ciddi bir eğitim ve güvenlik sorunudur.

MEB'e Birkaç Soru Daha

MEB'e soruyoruz:

Bunlar ertelenebilecek sorular değil.

Okul Yönetimleri de Kendine Sormalı

Sorumluluğu yalnızca Bakanlığa yüklemek kolaycılık olur. Okul yönetimleri de kendi okullarına bakmalı:

Bilmiyorsanız, sorun olmadığı anlamına gelmez. Belki siz sorunu göremiyorsunuzdur.

“Bize Söylemedi” Sorumluluktan Kurtarmaz

Okul yönetimlerinin, “Öğrenci bize söylemedi.”

Bu cümle sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Çocuk neden söylemedi? Korkmuş olabilir. Utanmış olabilir. Kendisine inanılmayacağını düşünmüş olabilir. Daha fazla zorbalığa uğramaktan çekinmiş olabilir. İspiyoncu olarak damgalanmaktan korkmuş olabilir…

Öyleyse mesele çocuğun şikâyet etmesini beklemek değildir. Mesele, çocuğun konuşabileceği güvenli bir sistem/iklim kurmaktır. Çocuk sustu diye sorun ortadan kalkmaz. Bazen en büyük sorun, çocuğun susmasıdır.

Güvenlik Kamerası Yetmez!

Kamera, güvenlik görevlisi, kontrollü giriş-çıkış elbette gereklidir. Ama okul güvenliği bundan ibaret değildir.

Kamera fiziksel şiddeti görebilir; dışlanmayı, korkuyu ve psikolojik baskıyı her zaman göremez. Gerçek okul güvenliği, çocuğun kendisini güvende hissetmesidir. Mesele tam da budur.

Rehberlik Servisleri Neden Var?

Okullarımızda rehberlik servisleri var. 

MEB'in bu sorulara da somut cevap vermesi gerekiyor.

Sonuç ve Değerlendirme

Yeni eğitim-öğretim yılı başlarken yine güzel sözler duyacağız:

“Çocuklarımız geleceğimizdir. Eğitim en önemli meselemizdir. Başarılı bir eğitim yılı diliyoruz vb.”

Bunları yıllardır duyuyoruz. Artık söz değil, sonuç istiyoruz. Okulların öğrenciler tarafından neden %18 oranında güvensiz bulunduğunu bilmek istiyoruz. Sınıflardaki %13'lük güvensizlik oranının nedenini bilmek istiyoruz. Koridor, kantin ve lavabolardaki %20'lik güvensizlik algısının nedenlerini bilmek istiyoruz.

Akran zorbalığının boyutunu, alınan önlemleri ve bu önlemlerin sonuçlarını bilmek istiyoruz. Çünkü MEB'in görevi yalnızca müfredat hazırlamak, kitap dağıtmak ve takvim açıklamak değildir. Okul yönetimlerinin görevi de yalnızca ders ve nöbet çizelgesi hazırlamak değildir. Onların çok daha temel bir görevi vardır:

Çocuğu okulda her yönüyle korumak.

Bedenini… Ruhunu… Onurunu… Eğitim hakkını… Ve en önemlisi, kendini güvende hissetme hakkını korumak.

Artık “Çocuklar arasında olur böyle şeyler” diyerek geçiştiremeyiz. Çünkü çocuklar arasında olan her şey masum değildir. Bazı yaralar okul bitince de bitmez. O nedenle yeni eğitim yılındaki asıl sınav, öğrencilerin kaç puan aldığı değildir.

Asıl sınav, çocuklarımızı okula gönderdiğimizde onları ne kadar güvenli bir ortama teslim ettiğimizdir.

MEB'e ve okul yönetimlerine açıkça soruyorum: Çocuklarımız okullarımızda gerçekten güvende mi? “Evet” diyorsanız, bu rakamları açıklayın. “Hayır” diyorsanız, artık bahaneyi değil, çözümü açıklayın. Çünkü çocuklarımızın kaybedecek bir eğitim yılı daha yok.

Onların kaybedecek bir çocukluğu da yok.

Ve son olarak, okulda çocuğun güvende olmasının iklimini oluşturmak bir eğitim yönetimi meselesidir. Bu bağlamda soruyoruz: MEB'de 1999-2018 yılları arasında uygulanan, eğitimin tüm paydaşlarının katılımını esas alan “Eğitimde Kalite Yönetimi” uygulamasının 2018 yılında kaldırılmasından bugün pişman mısınız?

Kaynak:
(*) Bianet, “İnsan hakları dostu okullar mümkün mü?”

https://bianet.org/haber/insan-haklari-dostu-okullar-mumkun-mu-311897

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —