Reklam
Reklam
Reklam

DR. KADİR ÇETİN

DR. KADİR ÇETİN


PİSA SONUÇLARI VE SİHİRLİ AYNALAR!

Lunaparklardaki sihirli aynalara bakmış olanlar bilir…


Lunaparklardaki sihirli aynalara bakmış olanlar bilir…

Aynada gördüğünüz kişi sizsinizdir ama gördüğünüz görüntünün gerçekle pek ilgisi yoktur. Bir aynada olduğunuzdan çok daha kısa, bir diğerinde uzun; bir başkasında zayıf, bir diğerinde kilolu, bir diğerinde ise iki büklüm, çarpılmış görünürsünüz.

Oysa gerçek değişmemiştir. Değişen yalnızca gerçeğin sihirli aynada size gösterilme biçimidir.

İşte 2025 yılı PISA Türkiye Raporu’nu okurken aklıma nedense bu sihirli aynalar geldi…

PISA Sonuçlarında Dikkat Çeken Yükseliş

Bilindiği üzere PISA(1) (Programme for International Student Assessment - Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı), OECD uzmanlarınca gerçekleştirilen ve 15 yaş grubundaki öğrencilerin bilgi ve becerilerini gerçek yaşamda kullanabilme yeterliliklerini değerlendirmeyi amaçlayan uluslararası bir araştırmadır. Araştırma üç yılda bir yapılmaktadır.

PISA kapsamında öğrencilerin “Matematik, Fen Bilimleri ve Okuma Becerileri” olmak üzere üç temel alandaki yeterlilikleri değerlendirilmektedir. Bununla birlikte okullarda akran zorbalığı, güvenlik, eğitime erişimde fırsat eşitliği, öğrenme ortamı, öğrencilerin öğrenme isteği, öğretmen ve aile desteği, ekonomik ve sosyal göstergeler vb. konulara da yer verilmektedir.

Buradaki temel amaç, öğrencilerin okul müfredatında edindikleri bilgileri gerçek hayatta ne ölçüde analiz edebildiklerinin, yorumlayabildiklerinin ve problem çözme süreçlerinde etkili biçimde kullanabilme yeterliklerinin değerlendirilmesidir.

Önceki PİSA Raporlarını hatırladığımızda, 2025 sonuçları Türkiye açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koymaktadır. 

Türkiye, ilk kez OECD ortalamasını yakalayan, hatta Fen Bilimleri ve Okuma Becerilerinde ortalamayı aşan bir performans göstermiştir. Bu elbette sevindirici bir gelişmedir.

Daha önceki PISA araştırmalarında Türkiye'nin OECD ortalamasının altında kalması, eğitim sistemimiz açısından haklı eleştirilere neden oluyordu. Bu kez ise tablo belirgin biçimde olumlu olarak değişmiş görünüyor.

Sıralamalardaki Sıçrama

PISA'ya katılan ülke sayısı 2022'de 81 iken, 2025'te 91'e yükselmesine rağmen Türkiye'nin sıralamadaki yükselişi oldukça dikkat çekicidir.

Türkiye PİSA’ya katılan 91 ülke içinde 2022 PİSA sonucuna göre;

  • Fen Bilimlerinde 34'üncülükten 19'unculuğa,

  • Okuma Becerilerinde 36'ncılıktan 18'inciliğe,

  • Matematikte ise 39'unculuktan 28'inciliğe yükselmiştir.

38 üyeli OECD ülkeleri arasında da 2022 PİSA sonucuna göre benzer bir yükseliş söz konusudur.

  • Fen bilimlerinde 476 puanla 29'unculuktan, 494 puanla 14'üncülüğe,

  • Okuma becerilerinde 456 puanla 30'unculuktan, 472 puanla 13'üncülüğe,

  • Matematikte ise 453 puanla 32'ncilikten, 462 puanla 23'üncülüğe yükselmiştir.

Burada alınan puanlara baktığımızda Türkiye, OECD ortalamasının fen bilimlerinde 12 puan, okuma becerilerinde ise 11 puan üzerinde yer alıyor.

Matematikte ise Türkiye'nin 462 puanla, 463 olan OECD ortalamasını neredeyse yakaladığı görülüyor.

Bütün bunlar elbette eğitim adına sevindirici ve umut vericidir.

Ancak tam da burada durup şu soruyu sormamız gerekiyor: Bu sonuç bize gerçekten eğitim sistemimizin fotoğrafını mı gösteriyor? Yoksa karşımızdaki görüntü bir sihirli ayna mı?

Asıl Mesele: PISA'ya Nasıl Hazırlandık(2)?

PISA sonuçlarını değerlendirirken beni asıl düşündüren nokta, Türkiye'nin puanlarını yükseltmiş olması değildir. Asıl mesele, bu yükselişin nasıl gerçekleştiğidir.

Çünkü PISA araştırmasının temel mantığı, eğitim sisteminin olağan işleyişine bir ayna tutmaktır.

Örneklem olarak seçilen okullar ve 15 yaş grubundaki öğrenciler birkaç ay önceden belirlenmektedir. Buraya kadar herhangi bir sorun yoktur. Sorun, seçilen okulların ve öğrencilerin PISA'ya özel olarak hazırlanmasıyla başlıyor.

İddia edilen ve çeşitli bilgi ve belgelerle ortaya konulan bu hazırlık sürecinin, PISA'nın ölçmek istediği gerçeklikle ne ölçüde örtüştüğü ise ayrıca tartışılması gereken bir konudur.

Çünkü PISA'nın amacı, öğrencilerin normal eğitim sürecinde edindikleri bilgi ve becerileri ölçmektir. Eğer normal sistemin dışına çıkarak belirli okulları, öğretmenleri ve öğrencileri sınava özel olarak hazırlıyorsanız, artık ölçtüğünüz şey yalnızca eğitim sisteminin doğal sonucu değildir.

Bir başka ifadeyle, aynanın karşısına geçerken saçınızı, makyajınızı ve kıyafetinizi özel olarak düzenleyip sonra da "İşte gerçek görüntümüz" demeye benzer bu durum.

Ayna Eksiklikleri Göstermeli

Oysa PISA'nın bize sunması gereken şey bir başarı vitrini değil, eğitim sistemimizin gerçek fotoğrafıdır.

Bu araştırmanın asıl değeri de tam burada yatıyor. PISA bize nerede olduğumuzu göstermeli. Eksiklerimizi ortaya çıkarmalı. Hangi alanlarda geride olduğumuzu, hangi becerileri öğrencilerimize yeterince kazandıramadığımızı görmemizi sağlamalı.

Sonra da bu sonuçlardan hareketle eğitim politikalarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.

Yani aynaya bakıp gördüğümüz görüntüyü beğenmekten çok, aynada gördüğümüz eksikleri gidermeye çalışmalıyız.

Fakat eğer aynanın karşısına geçmeden önce görüntümüzü değiştirmek için özel hazırlıklar yapıyorsak, ortaya çıkan sonuç eğitim sisteminin doğal fotoğrafı olmaktan çıkar.

O zaman PISA, eğitim sistemine tutulan bir ayna olmaktan ziyade, gösteriye dönüştürülmüş bir başarı fotoğrafına dönüşebilir.

Kendimizi Kandırmanın Anlamı Yok

Burada asıl tehlike başkalarını kandırmak değil, kendi kendimizi kandırmaktır. Çünkü uluslararası bir araştırmada sıralamamız yükseldi diye alkışlamak kolaydır.

Asıl zor olan, samimi olarak "Neden yükseldik?" sorusunu sormaktır. 

Daha da önemlisi: Gerçekten mi yükseldik, yoksa daha iyi görünmek için aynayı mı değiştirdik? Yani sihirli aynaya mı baktık?

Rastgele örneklem yöntemiyle eğitim sistemimizin mevcut durumunu olduğu gibi resmetmek yerine, sistemin olağan işleyişinde bulunmayan birtakım özel önlemlerle PISA'ya hazırlanmak, bize olduğumuzdan farklı bir görüntü sunabilir.

Bu nedenle ortaya çıkan sonuçların eğitim sistemimizin genel durumunu ne ölçüde yansıttığını sorgulamak zorundayız. Çünkü eğitimde mesele bir sınavda başarılı görünmek değildir. Mesele, eğitimin olağan işleyiş sürecinde gerçekten başarılı olmaktır.

Sihirli Aynadan Çıkarak Sonuçları Değerlendirmeliyiz 

PISA sonuçlarının Türkiye açısından olumlu taraflarını görmezden gelmek elbette doğru değildir.

Fen Bilimleri ve Okuma Becerilerinde OECD ortalaması aşılmıştır. Bu gelişmeler elbette değerlidir ve üzerinde düşünülmelidir. Ama aynı zamanda şu soruyu sormak da bizim görevimizdir: Bu başarı, eğitim sistemimizin doğal süreci ve sürdürülebilir bir sonucu mudur?

Eğer öyleyse bundan mutluluk duyalım ve daha ileriye nasıl gideceğimizi konuşalım. Ama değilse, kendimizi kandırmayalım. Çünkü eğitim sisteminin sorunlarını çözmenin ilk şartı, sorunları doğal ortamında olduğu gibi görebilmektir.

Sihirli aynalar bize istediğimiz görüntüyü gösterebilir. Uzun da gösterebilir, kısa da… Başarılı da gösterebilir, başarısız da… Ama gerçek aynanın içinde değildir. Gerçek, aynanın dışında ve karşısında durmaktadır.

PISA'nın görevi de bize istediğimiz/arzu ettiğimiz resmi göstermek değil, olduğumuz (gerçek) resmi göstermektir.

Bu nedenle PISA sonuçlarını alkışlamadan önce aynaya biraz daha dikkatli bakmamız gerekiyor. Acaba gördüğümüz gerçekten biz miyiz?

Yoksa eğitim sisteminde olmayan uygulamalarla hazırlanmış, biraz makyajlanmış, biraz uzatılmış, biraz da parlatılmış bir sihirli ayna görüntüsü mü?

İşte asıl cevaplandırılması gereken soru budur. 

Yani, geçtiğimiz Haziran ayında yapılan YKS’de 67 bin öğrencinin sıfır puan aldığı var olan gerçeğimizi görmek ve ona göre eğitim sisteminde gerekli tedbirleri almak durumundayız.

Kaynakça: 

(1)2025 PİSA Türkiye Raporu 

(2)ANTALYA / KEMER / Kemer Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi https://kemermetal.meb.k12.tr/.

Reklam
PİSA SONUÇLARI VE SİHİRLİ AYNALAR!

PİSA SONUÇLARI VE SİHİRLİ AYNALAR!

DEMOKRASİYİ VE VİCDANI YENİDEN İNŞA ETMEK

AKOM’DAN İSTANBUL İÇİN SAĞANAK UYARISI:

NERMİN HANIM ZEYTİNLİĞİ, ÖDÜLLÜ ZEYTİNYAĞLARIYLA ABD PAZARINA AÇILDI

BEYLİKDÜZÜ’NÜN YENİ GÜNDÜZ ÇOCUK BAKIMEVİ HİZMETE AÇILDI

DÜNYA İLK YARDIM GÜNÜ’NDE TÜRK KIZILAY’DAN 11 YENİ KAMU SPOTU

EYÜPSULTAN’DA OTOPARK KAPASİTESİ 1.689 ARACA ULAŞTI

YAZ SPOR OKULLARI KAPANIŞ TÖRENİ BEĞENİ TOPLADI

8 YILDA 681 İLÇEDE BİR BUÇUK MİLYONDAN FAZLA ÇOCUK SİNEMAYLA BULUŞTU

RESSAM ALEV ÖZAS, ETKİNLİKTE CANLI OLARAK SARIYER'İ TUVALİNE YANSITACAK...

KAÇKAR BY UTMB ZİRVE HEYECANINDA İLK GÜN TAMAMLANDI

BAYRAMPAŞA BELEDİYESİNDE KIYIM DEVAM EDİYOR: TEK TEK MÜDÜRLER ALINIYOR

DEĞİŞİM NE ANLAMA GELİYOR: ÇÖZÜLME Mİ, ÇATIŞMA MI?

EYÜPSULTAN’DA İLÇE AFET RİSK AZALTMA PLANI (İRAP) ÇALIŞTAYI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

ENERJİDE YENİ YATIRIM DALGASI ANTALYA’DA MASAYA YATIRILACAK

AYASOFYA’NIN MİHRAP BÖLÜMÜNDEKİ KUBBEDE GÜÇLENDİRME VE KONSERVASYON ÇALIŞMALARI BAŞLIYOR

ERZURUM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASTROSHOW 2026’DA YİNE ZİRVEDE!

BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ’NDEN ÇOCUKLARIN OKULA UYUM SÜRECİNE DESTEK

KAHRAMANMARAŞ KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ İLE SANAT VE LEZZETİN MERKEZİ OLUYOR

TÜRK HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNDEN DİJİTAL DÖNÜŞÜM HAMLESİ: AKILLI ÜRETİME GEÇİŞ BAŞLIYOR

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.BEŞİKTAŞ A.Ş. 5 4 1 0 8 12
2.GALATASARAY A.Ş. 4 3 0 1 6 10
3.KOCAELİSPOR 4 3 1 0 2 9
4.TRABZONSPOR A.Ş. 4 2 1 1 5 7
5.AMED SPORTİF FAALİYETLER 4 2 1 1 2 7
6.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 4 2 1 1 2 7
7.CORENDON ALANYASPOR 4 2 1 1 1 7
8.GENÇLERBİRLİĞİ 4 2 1 1 -3 7
9.FENERBAHÇE A.Ş. 4 2 2 0 2 6
10.KASIMPAŞA A.Ş. 4 1 0 3 1 6
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 4 2 2 0 -1 6
12.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 4 1 2 1 0 4
13.SAMSUNSPOR A.Ş. 4 1 2 1 -1 4
14.ARCA ÇORUM FK 4 1 2 1 -2 4
15.ERZURUMSPOR FK 5 1 3 1 -9 4
16.EYÜPSPOR 4 1 3 0 -4 3
17.GÖZTEPE A.Ş. 4 0 3 1 -4 1
18.TÜMOSAN KONYASPOR 4 0 4 0 -5 0