Reklam
Reklam
Reklam

Özcan KARTAL

Özcan KARTAL


KARANLIĞA SÖVMEK YERİNE BİR MUM YAKMAK

Özcan Kartal yazısı


Tarih boyunca toplumların kaderini çizen basamaklar; ekonomi, coğrafya ya da ham maddelerden ziyade, zihniyetin görünmez merdivenleridir. Bir medeniyetin yükselişi veya çöküşü, her şeyden önce onun düşünme biçiminde, hakikatle kurduğu ilişkide gizlidir. Özellikle Müslüman coğrafyaların geride kalmasının kökenine baktığımızda, karşımıza dinin siyasete kurban edilmesi, liyakat yerine sadakatin baş tacı edilmesi ve hukukun değil gücün esas alınması çıkar. Özgür düşünce yerine dogmalara sarılan, bilimi değil taassubu kılavuz edinen ve üretimi değil tüketimi seçen bir zihniyet, Friedrich Nietzsche’nin "İnsan, uçurum ile kalkan arasında gerilmiş bir iptir" sözündeki hakikatten uzaklaşarak, kendi elleriyle ördüğü kalın bir duvarın tutsağı olmuştur. Siyaset değişmeden zihniyetin, zihniyet değişmeden de kaderin değişmeyeceği gerçeği, Jean-Jacques Rousseau’nun "İnsan özgür doğar, ama her yerde zincire vurulmuştur" uyarısındaki toplumsal esareti gözler önüne serer.

Bu esaretin en keskin halkası, sorgulayan aklın devre dışı bırakılmasıyla kurulan tahakküm düzenleridir. Liderin ya da şeyhin her söylediğinin, her yaptığının mutlak doğru kabul edildiği kör bir itaat kültürü, toplumu birey olmaktan çıkarıp kitle manipülasyonunun nesnesine dönüştürür. Siyaset, toplumu ortak iyiye ulaştırma sanatından sapıp kurgusal hikâyelerle zihin yönetme aracına evrildiğinde, hakikat algısı tamamen manipüle edilir. Spinoza’nın "Korku olmadan umut, umut olmadan korku olamaz" tespiti tam da bu mekanizmayı deşifre eder; halk geçim sıkıntısını kader, adaletsizliği düzen, yoksulluğu ise sıradan bir imtihan olarak kabullenmeye zorlanır. Toplumun tek adam rejimlerinden, vesayet odaklarından ve dogmatik prangalardan kurtulmasının tek yolu, bireylerin kendi aklını başkasına kiralamaktan vazgeçip toplumsal bilinçlenmeyi ve eleştirel düşünceyi hayata geçirmesidir. Boğazına kadar harama batmış kişilerin ya da kutsalı siyasete tahvil edenlerin dillerinden düşürmedikleri cuma ve kandil mesajları, onların vicdansızlıklarını aklayamaz. Kutsallık dilde tekrarlanan temennilerde değil, adalette, vicdanda ve insanın insana karşı taşıdığı sorumlulukta yaşar. Cennet vadedenlerin birçoğunun halkın cehenneminden servet biriktirmesi, inancın nasıl sırtlanan bir geçim kapısına dönüştürüldüğünün acı tablosudur.

Bu zihinsel çölleşmenin bir diğer yüzü, bilim ve dogma arasındaki derin uçurumda kendini gösterir. Bir toplum insan beyninin sırlarını çözerken diğerinin bedenin hangi deliğine su kaçarsa orucun bozulacağını tartışması, çağın gerisinde kalmanın özetidir. Francis Bacon’ın "Bilgi güçtür" sözü bilimin göğe uzanan aklı olduğunu müjdelerken, dogma aklın kendi üzerine ördüğü zihniyet duvarıdır. Ancak asıl tehlike, uyanmayı değil uyumayı seçen toplumlardadır. Çünkü "İnsanın zinciri aklındaysa, anahtar eline verilse bile kapıyı açmak istemez." Körlüğün en tehlikeli hâli karanlıkta yaşamak değil, karanlığı aydınlık sanmaktır; karanlığa alışan insan, ışığı aydınlık değil, konforunu bozan bir rahatsızlık olarak görür. Sokrates’in "Sorgulanmamış hayat yaşamaya değer değildir" çağrısı tam da bu yüzden hayati bir çıkış yoludur. Yalanla avutulan toplumların uyanışı ise her zaman sarsıcı olur; çünkü asıl trajedi gerçeğin ne olduğu değil, gerçeğin kendi cehaletini sarsacak olmasıdır. Yıllarca ertelenen bu hakikat bedeli, gün gelir tek seferde ve faiziyle tahsil edilir.

Toplumsal huzurun kapısı, dinde daha neyin tartışılmadığına dair kısır döngülerden ya da her şeyi tek bir otoritenin dudağına bağlayan korku ikliminden değil; merhametten, aklın özgürleşmesinden ve insanı merkeze koymaktan geçer. İnsanı unutan hiçbir medeniyet kalıcı olamamıştır. Kendi sofrası dolu diye dünyada açlık olmadığını sanan insan, dünyayı kendi tabağından ibaret görendir. "Yokluğu görmeyen göz kör değildir, başkasının acısını görmek istemeyen vicdan kördür." Fırtınada yolcuları kaderine terk edip kendi filikasını kurtaran kaptan gemisini değil, insanlığını batırmıştır. Bu yüzden birey olarak ilk atılması gereken adım, ezberlenen kabulleri sorgulamak, kendi tabağımızın ötesine bakabilmek ve önyargılardan arınmış eleştirel bir vicdan muhasebesini hayata geçirmektir. Karanlığa sövmek yerine bir mum yakmak; akıl, vicdan ve adalet ışığıyla cehaletin ve tek adam rejimlerinin ördüğü duvarları yıkmak, her bireyin erdemli ve onurlu bir yaşam borcudur.

Hoşçakalın, dostça kalın, sevgilerimle...

Reklam
SAİNT AUGUSTİNUS’UN KUŞKUCULARA KARŞI MÜCADELESİ VE BİLİŞSEL KESİNLİK ARAYIŞI

SAİNT AUGUSTİNUS’UN KUŞKUCULARA KARŞI MÜCADELESİ VE BİLİŞSEL KESİNLİK ARAYIŞI

GAZETECİLİK BİR MESLEKTİR, HER PAYLAŞIM YAPAN GAZETECİ DEĞİLDİR!

SÖYLEMDEN EYLEME ​DUADAN İLME UYANIŞ

İSTANBUL’DA BÜYÜK KONYA BULUŞMASI: 12-15 KASIM’DA KONYA RÜZGÂRI ESECEK!

İBRAHİM KAHRAMAN: "BÜTÇE GERÇEKLİKTEN UZAK, RED OYU VERİYORUZ"

DOYRAN: “ACABA OSMANLI’YI BATIRAN GALATA TEFECİLERİNDEN Mİ KREDİ ALIYORSUNUZ?”

BAYRAMPAŞA’DA TAVUK HESABI KANLI BİTTİ!

İBRAHİM AKIN “EŞİT HİZMET DEMEK, HERKESE AYNI İŞİ YAPMAK DEMEK DEĞİLDİR!”

FAİZ YÜKÜ AĞIRLAŞMIŞ 2027 BÜTÇESİ OY ÇOKLUĞUYLA ONAYLANDI

MİTOS'TAN LOGOS'A GEÇİŞ: ANTİK İYONYA'DA FELSEFENİN DOĞUŞU

DİYARBAKIR KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ DOKUZ GÜNLÜK KÜLTÜR VE SANAT YOLCULUĞUNU TAMAMLADI

BEYKAM İŞ ARAYANLARLA İŞVERENLERİ BULUŞTURDU

SULTANGAZİ’DE KASTAMONU RÜZGAI ESTİ

MARDİN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE TARİHİ MİRAS VE SANAT BİR ARADA

İNSAN ONURU VE ADALETTEN YÜKSEK MAKAM YOKTUR

63. ALTIN PORTAKAL’DA SİNEMA ŞÖLENİ BAŞLIYOR!

MALZEMENİN ÖTESİNDE: MİMARİ TASARIMIN ANA ÖGELERİNDEN

EYÜPSULTAN'DA YENİ PROJELER İLE SOSYAL BELEDİYECİLİK GÜÇLENİYOR

MEKKE GATE PROJESİNDE 2 MİLYAR DOLARLIK TÜRK–SUUDİ İŞ BİRLİĞİ

ÇERKES DÜĞÜNÜNDEN KAFKAS DANSLARINA, GELENEKSEL MUTFAKTAN EZGİLERE,

Reklam
Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 8 6 1 1 6 19
2.AMED SPORTİF FAALİYETLER 8 5 1 2 9 17
3.FENERBAHÇE A.Ş. 8 5 2 1 16 16
4.TRABZONSPOR A.Ş. 8 5 2 1 13 16
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 8 5 3 0 6 15
6.ARCA ÇORUM FK 8 4 3 1 5 13
7.KASIMPAŞA A.Ş. 8 3 1 4 3 13
8.KOCAELİSPOR 8 4 4 0 1 12
9.CORENDON ALANYASPOR 8 3 2 3 -1 12
10.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 8 3 3 2 0 11
11.ERZURUMSPOR FK 8 3 3 2 -6 11
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 8 3 4 1 -3 10
13.GÖZTEPE A.Ş. 8 2 3 3 1 9
14.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 8 2 4 2 -4 8
15.GENÇLERBİRLİĞİ 8 2 4 2 -9 8
16.TÜMOSAN KONYASPOR 8 1 5 2 -5 5
17.SAMSUNSPOR A.Ş. 8 1 6 1 -12 4
18.EYÜPSPOR 8 1 7 0 -20 3