Bir dükkânın kepengi her sabah açıldığında yalnızca bir işletme faaliyete başlamaz; bir ailenin geçimi, bir emeğin karşılığı ve mahalle hayatının devamlılığı da o dükkânla birlikte sürer. Ancak bugün küçük esnafımız için mesele yalnızca satış yapmak değil, artan giderler ve değişen piyasa koşulları karşısında ayakta kalabilmektir.
Bu ay esnafımızın gündeminde üç önemli başlık var: adil rekabet, artan maliyetler ve değişen ticaret kuralları. Her biri, küçük işletmelerin geleceğini doğrudan ilgilendiriyor.
Adil rekabet, ayrıcalık değil haktır
2 Ekim 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun değişikliği teklifi, alışveriş merkezleri ve zincir mağazaların haftada bir gün kapatılmasını öngören hükümleriyle gündeme geldi. Teklif henüz komisyonda bulunuyor.
Burada mesele, büyük işletmelerle küçük esnafı karşı karşıya getirmek değil; her işletmenin adil koşullarda ticaret yapabilmesini sağlamaktır.
Mahalle esnafı ayrıcalık istemiyor. Emeğinin karşılığını alabildiği, işletmesini sürdürebildiği ve geleceğini planlayabildiği bir ticaret ortamı istiyor. Hazırlanacak düzenlemelerin de bu ihtiyacı gözetmesi gerekiyor.
Esnafın kazancı, giderlerin gölgesinde kalmamalı
Kira, enerji, tedarik ve diğer işletme giderleri küçük esnafın bütçesini zorluyor. TÜİK’in 5 Ekim 2026’da açıkladığı verilere göre tüketici fiyatları eylülde yıllık yüzde 29,73 arttı. Bu oran işletme maliyetlerini doğrudan ölçmese de vatandaşın alım gücünü ve esnafın faaliyet gösterdiği ekonomik ortamı anlamak açısından önemli bir gösterge.
Esnafımız bir yandan müşterisine ulaşılabilir fiyatlar sunmaya çalışırken diğer yandan kendi giderlerini karşılamak zorunda. Satış yapmak kadar, işletmenin devamını sağlayacak geliri elde edebilmek de önemli.
Esnafın ayakta kalması, yalnızca esnafın değil, yerel ekonominin de geleceğiyle ilgilidir.
Değişen ticaret kurallarında doğru bilgi önemli
15 Ekim 2026’da perakende ticaret yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, konut satışları hariç olmak üzere taksitli mal ve hizmet satışlarında süreleri belirleme ve ilave sınırlamalar getirme konusunda Ticaret Bakanlığına yetki verildi.
Her düzenleme her işletmeyi aynı şekilde etkilemez. Bu nedenle esnafımızın güncel mevzuata zamanında ulaşması, yükümlülüklerini doğru anlaması ve uygulamada belirsizlik yaşamaması önemlidir.
Meslek odalarının sorumluluğu da burada başlıyor. Üyelerimizin ihtiyaçlarını dinlemek, doğru bilgiye erişimlerini sağlamak ve sahada karşılaşılan sorunları ilgili mercilere taşımak, temsil görevimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Ticaret hayatını ilgilendiren kararların sahadaki gerçeklerle örtüşmesi de büyük önem taşıyor.
Esnafımızın beklentisi açık: Adil rekabet, sürdürülebilir işletmeler ve geleceğe güvenle bakabilmek. Bu beklentiler, emeğe ve üretime verilen değerin de bir göstergesidir.
Cumhuriyetimizin değerleriyle daha güçlü yarınlara
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamaya hazırlandığımız bu günlerde, Cumhuriyetimizin bizlere kazandırdığı değerleri yeniden hatırlıyoruz. Cumhuriyet, ülkemizin geleceğini ortak emekle kurma, üretme ve daha güçlü yarınlara birlikte yürüme iradesinin simgesidir.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen bütün kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Emeğin karşılığını bulduğu, üretimin desteklendiği ve esnafımızın geleceğe umutla baktığı bir Türkiye temennisiyle…
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.















