Reklam
Reklam
Reklam

DR. KADİR ÇETİN

DR. KADİR ÇETİN


ABD’NİN ORTADOĞU POLİTİKASINI DOĞRU OKUMAK

Kadir Çetin Yazısı


Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri doğru anlamanın yolu, yalnızca bugünün açıklamalarına ve diplomatik söylemlerine bakmaktan geçmiyor. Bölgenin yakın tarihine, özellikle de ABD ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin nasıl şekillendiğine bakmak gerekiyor.

Bu açıdan Suudi Arabistan Kralı Faysal’ın yaşadıkları, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir tarihsel örnek olarak karşımızda duruyor.

Faysal’ın Petrol Kozu

1973 Arap-İsrail Savaşı ve İsrail’in Kudüs’ü işgalinin ardından, İsrail’e destek veren başta ABD olmak üzere Batılı ülkelere karşı petrol ambargosu uygulanması, dönemin güç dengelerini ciddi biçimde sarsar. Suudi Arabistan Kralı Faysal da bu politikanın en kararlı ve etkili isimlerinden birisidir.

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’ın Riyad’a giderek ambargonun kaldırılması yönünde girişimde bulunduğu biliniyor. Faysal ise ambargo konusunda geri adım atmıyor.

Kissinger’ın baskıyı artırarak, petrol tesislerinin ve petrol kuyularının bombalanabileceği yönünde tehditte bulunduğu anlatılır. Faysal’ın buna verdiği cevap ise yıllar boyunca bölgenin siyasi hafızasında yer etmiştir:

“Petrol kuyularımızı bombalayabilirsiniz. Ancak unutmayın; biz ve atalarımız hurma ve deve sütüyle yaşıyorduk. Yine öyle yaşayabiliriz. Ama siz petrolsüz yaşayamazsınız.”

Bu söz, yalnızca bir hükümdarın meydan okuması değil, aynı zamanda petrolün Ortadoğu’da nasıl bir stratejik güç olduğunu gösteren çarpıcı bir ifadedir.

Faysal’ın Ölümü ve ABD’nin Bölgeyi Dizaynı

Faysal, 1975 yılında yeğeni tarafından gerçekleştirilen suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. Suikastın ardından failin akli dengesiyle ilgili tartışmalar öne çıkarılırken, olayın siyasi boyutuna ilişkin çeşitli iddialar gündeme gelmiştir.

Faysal’ı kurşunlayan yeğeni Faysal bin Musaid’ın ABD’de eğitim görmüş olması ve o tarihlerde Amerika’dan yeni dönmüş olması düşündürücüdür. 

Bu suikast ile bölgedeki tüm Arap devletlerine ABD, "Bize karşı gelenin sonu bu olur" diye mesaj vermiştir adeta. Faysal’ın sonunu gören ve ölümü göze alamayan bölge liderleri, ABD’nin Ortadoğu politikasına karşı teslim bayrağını çekmiştir. 

Faysal’ın ölümünden sonra yerine kardeşi "Halid bin Abdülaziz" geçmiş ve Faysal'ın milli politikalarını değiştirerek adeta ABD'ye teslim olmuştur…

Burada Kissinger’a atfedilen bir sözü hatırlamak gerekir: “ABD’nin düşmanları dışarıda ise satın alınır, içeride ise yok edilir.’”

Faysal’ın ölümünün ardından Suudi Arabistan’ın ABD ile ilişkilerinin seyri ve bölgenin dizaynının nasıl değiştiği bilinmektedir. 

Ortadoğu’da Değişen Dengeler

Faysal döneminin ardından Suudi Arabistan ile ABD arasındaki stratejik ilişkiler derinleşir. Petrol, güvenlik, silah ticareti ve bölgesel siyaset, iki ülkeyi uzun yıllar birbirine bağlayan temel unsurlar olmuştur. 

Mevcut Suudi yönetiminin geçtiğimiz yıllarda ABD’den 100 milyar Dolarlık silah satın aldığı kamuoyunun malumlarıdır. Bu silahlar, İsrail’in yayılmacı politikasına karşı değil, komşu Arap ve Müslüman ülkelere karşı kullanılmaktadır. 

Bu durum yalnızca Suudi Arabistan açısından değil, Ortadoğu’daki birçok ülke açısından da önem taşır. Bölgedeki yönetimler, küresel güçlerle ilişkilerini kendi güvenlik ve siyasi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirmek zorunda kalmışlardır.

Dolayısıyla Ortadoğu siyasetini yalnızca tek tek ülkelerin attığı adımlar üzerinden değil, bölgesel ve küresel güç ilişkileri üzerinden de okumak gerekmektedir.

ABD’nin Ortadoğu’daki Önceliği

ABD’nin Ortadoğu politikasında İsrail’in güvenliği uzun yıllardır temel başlıklardan biri olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Bunun yanında enerji kaynakları, deniz yollarının güvenliği, İran’ın bölgesel etkisi, terörle mücadele ve ABD’nin bölgedeki askeri-stratejik varlığı da Washington’un politikalarında belirleyici olmuştur.

ABD’nin ve İsrail’in bölgesel gelişmeler üzerindeki etkisini hafife almak Ortadoğu’da uygulanan politikaları okuyamamaktır. Zira bölge siyasi tarihi doğru okunduğunda da görüleceği üzere, Ortadoğu’da uygulanan her yeni siyasi projenin, girişimin veya dönüşümün arkasında ABD ve İsrail’in bulunduğu açık seçik ortadadır… 

Bu manada, pazarlık yok diyerek başlayan ve bugün İmralı’dan onay alınan “Terörsüz Türkiye” sürecinin düzenlemeleri kamuoyunun malumudur. Bu bağlamda bugün Ortadoğu’da politika oluşturulurken yapılması gereken olayları sloganlarla değil, çıkar ilişkileri ve güç dengeleri üzerinden okumak gerekmektedir.

Türkiye’yi Bekleyen Soru

Tam da bu noktada Türkiye açısından önemli bir soru ortaya çıkıyor:

Ortadoğu’da yaşanan yeni siyasi gelişmelerin Türkiye’ye yansımaları hangi güç merkezlerinin bölgesel hesaplarıyla örtüşüyor?

 “Büyük Ortadoğu Projesi” uygulama süreci devam ederken, Türkiye modeli diye pazarlanan “Terörsüz Türkiye” sürecinin yalnızca Türkiye’nin iç dinamikleriyle açıklanamayacağı ortadadır.

 Zira, yine bu köşede “Terörsüz Türkiye Konusunda Nereye Geldik?” başlıklı yazımızda, CİA yetkilisi G. FULLER ve H.BARKLEY’in 1999 yılında yayımlanan “Türkiye’nin Kürt Meselesi” isimli kitaba atıfla kitapta yazılanların, “Terörsüz Türkiye” sürecinin adeta senaryosu olduğunu belirtmiştik. 

Türkiye’nin terör sorununu çözme iradesi elbette kendi milli çıkarları açısından değerlendirilmelidir. Fakat bu sürecin Ortadoğu’daki daha geniş jeopolitik gelişmelerle kesişen yönleri vardır ve bunlar ıskalanmamalıdır.

Çünkü Ortadoğu’da hiçbir gelişme boşlukta gerçekleşmiyor. Petrolün, güvenliğin, İsrail’in, İran’ın, Arap ülkelerinin, Türkiye’nin ve küresel güçlerin çıkarları aynı denklem içerisinde birbirleriyle kesişiyor.

Sonuç ve Değerlendirme

Kral Faysal’ın hayat hikâyesi, Ortadoğu’da güç sahibi olmakla küresel güçlerle mücadele etmek arasındaki hassas dengeyi hatırlatıyor.

Bugün yapılması gereken, Faysal’ın akıbetiyle birlikte, onun döneminden bugüne uzanan güç ilişkilerini dikkatle incelemek ve değerlendirmektir.

ABD’nin Ortadoğu politikasını doğru okumadan, İsrail’in bölgesel hesaplarını değerlendirmeden ve küresel güçlerin enerji, güvenlik ve jeopolitik çıkarlarını hesaba katmadan Ortadoğu’daki gelişmeleri anlamak mümkün değildir.

Velhasıl…

Ortadoğu’da görünenin arkasındaki güç dengelerini okuyamayanlar, çoğu zaman tarihin kendilerine verdiği cevapları da yanlış yorumlar.

Bu da böyle biline…

RECEP YÜKSEL
24.08.2026 00:03:53
Günümüz dünyasında ülkeler arasında, insan haysiyetine, insan onuruna yakışmayan, hak, hukuk ve adaletin olmadığı bir ortamda, acımasız, ölümüne, vahşice bir mücadele yaşanmaktadır. Tabir-i caizse "Gücü gücü yetene, altta kalanın canı çıksın." anlayışı hakim kılınmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda, özellikle de, dünyanın muhtelif bölgelerinde yaşayan müslümanlar en büyük zulmü görmektedirler. Birleşmiş Milletler ve benzeri oluşumların da hiç bir etkisinin olmadığı apaçık görünmektedir. İnancım odurki; İnsanlığın kurtuluşu, yeryüzünde adalet, barış ve ilahi dengenin sağlanabilmesi için, Yüce İslam dinimizin emirlerine kulak vermemiz gerekiyor. Nitekim, Cenab-ı Allah (c.c) pek çok ayette buyurduğu gibi Âl-i İmrân Suresinin 103'ncü Ayetinde de: "Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin..." Buyurulmaktadır. Bu emir doğrultusunda, en azından İslam dünyası, acilen siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda bir araya gelmeli ve dünyada, adaleti, huzuru, barışı ve sükuneti sağlamaya yönelik bir çaba içerisine girilmelidir diye düşünüyorum. Yüce Rabbimiz, masum, mazlum, savunmasız insanların yar ve yardımcısı olsun inşallah. Selam ve saygılarımı sunuyorum. Recep YÜKSEL

Reklam
İDDİANAME İLE İFADELER ÇELİŞTİ: "RÜŞVET KURGUSU ÇÖKTÜ

İDDİANAME İLE İFADELER ÇELİŞTİ: "RÜŞVET KURGUSU ÇÖKTÜ

YENİ PARTİ BAYRAMPAŞA’DA DELEGE SEÇ,İMLERİ YAPILDI

BELEDİYE BAŞKANLARINI SEÇMEYİ BIRAKALIM MI? BAŞKANLAR DA ATANSIN!

"YOKTAN VAR OLMA" BİLMECESİ VE ÂYÂN-I SÂBİTE (SABİT ÖZLER)

BAYRAMPAŞA’YA İNEN ŞAFAK: 13 EYLÜL’ÜN KARANLIK SABAHI HİKAYESİ

BAYRAMPAŞA’DA 2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI COŞKUYLA BAŞLADI

ABDULLAH ÖZDEMİR’DEN NURİ ASLAN’A TAZİYE ZİYARETİ

KAHRAMANMARAŞ’TA KÜLTÜR VE SANAT COŞKUSU SÜRÜYOR

DENİZBANK TERSANE ISTANBUL ROWING CUP 2026’DA ŞAMPİYONLAR HALİÇ’TE BELLİ OLDU

SULTANGAZİ BELEDİYESİ 2. ULUSLARARASI KARAKUCAK GÜREŞLERİ’NDE BAŞPEHLİVANLAR SAHNE ALDI

KAÇKAR BY UTMB’DE DERECEYE GİREN SPORCULAR ÖDÜLLENDİRİLDİ

KÜRESEL EVCİL HAYVAN SEKTÖRÜ İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

UZAKDOĞU ÜLKELERİ KURU İNCİRİMİZİ ÇOK SEVDİ

BAY KAFELER KİRAYA VERİLECEK: ÇAY 5 TL KALACAK MI?

BELEDİYE: BAYPAŞ’IN 475 MİLYON VERGİ BORCU İÇİN ÜÇ CAMİ İKİ OKUL VERİLİYOR

GENÇLER KAN BAĞIŞINI SEVDİ

HATAY’DA 5 İLÇEDE 3 BİNDEN FAZLA ÇOCUK TİYATROYLA BULUŞTU

KAHRAMANMARAŞ’TA İLK KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI

DOĞRUDAN YATIRIMLA TÜRKİYE’DEKİ 15’İNCİ MAĞAZASINI AÇTI

YAŞLI ÇİFTİN YARDIM ÇAĞRISI KARŞILIK BULDU

Reklam

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 5 4 0 1 7 13
2.BEŞİKTAŞ A.Ş. 5 4 1 0 8 12
3.AMED SPORTİF FAALİYETLER 5 3 1 1 7 10
4.KASIMPAŞA A.Ş. 5 2 0 3 2 9
5.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 5 3 2 0 1 9
6.KOCAELİSPOR 5 3 2 0 1 9
7.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 5 2 1 2 2 8
8.CORENDON ALANYASPOR 5 2 1 2 1 8
9.TRABZONSPOR A.Ş. 5 2 2 1 4 7
10.ARCA ÇORUM FK 5 2 2 1 2 7
11.FENERBAHÇE A.Ş. 5 2 2 1 2 7
12.GENÇLERBİRLİĞİ 5 2 2 1 -4 7
13.İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 5 1 3 1 -5 4
14.SAMSUNSPOR A.Ş. 5 1 3 1 -5 4
15.ERZURUMSPOR FK 5 1 3 1 -9 4
16.TÜMOSAN KONYASPOR 5 1 4 0 -4 3
17.EYÜPSPOR 5 1 4 0 -6 3
18.GÖZTEPE A.Ş. 5 0 3 2 -4 2