Her gün binlerce işlem yapılan kasaların başında duran esnafımızın bugün sormak istediği önemli bir soru var: Satışlar artarken neden kazanç artmıyor? Hatta birçok zaman neden azalıyor?
Vatandaşımız alışverişini yapıyor, üretici ürününü satıyor, bankalar komisyonunu alıyor; ancak günün sonunda düşük kâr marjlarıyla çalışan küçük esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Kasanın Görüneni ve Görünmeyeni
Bir ürünün fiyatı raf etiketinde yazılıdır. Ancak o ürünün arkasında kira vardır, elektrik vardır, personel gideri vardır, vergi vardır ve çoğu zaman görünmeyen birçok maliyet vardır.
Bugün küçük esnafımızın mücadelesi de tam olarak bu görünmeyen yüklerin altında sürmektedir.
Artan kira giderleri, enerji maliyetleri, personel giderleri ve işletme masrafları esnafımızın yükünü her geçen gün artırırken, özellikle bakkal, tekel bayi ve gıda sektöründe faaliyet gösteren işletmelerimiz düşük kâr marjlarıyla ayakta kalmaya çalışmaktadır.
Son dönemde en çok dile getirilen konulardan biri de kredi kartı ve POS komisyonlarıdır. Günümüzde vatandaşlarımızın büyük bölümü alışverişlerini kartla gerçekleştirmekte, bu durum da kartlı ödeme sistemlerini esnaf için bir tercih değil, zorunluluk haline getirmektedir. Ancak kartlı satışlardan alınan komisyonlar, özellikle kâr oranı son derece düşük ürünlerde esnafımızı ciddi şekilde zorlamaktadır.
Bunun en somut örneklerinden biri sigara satışlarıdır. Sigara ürünlerinde kâr marjları oldukça sınırlı olmasına rağmen, kartla yapılan satışlarda uygulanan POS kesintileri esnafın kazancını önemli ölçüde azaltmaktadır. Üstelik mevzuat gereği esnafımızın müşteriden ayrıca kart komisyonu talep etmesi mümkün değildir. Böylece esnaf hem hizmet vermekte hem de oluşan maliyetleri tek başına karşılamak zorunda kalmaktadır.
Burada dile getirmek istediğimiz konu vatandaşımızla esnafımızı karşı karşıya getirmek değildir. Tam tersine, hem tüketiciyi koruyan hem de esnafın emeğini gözeten daha adil bir sistemin oluşturulmasıdır. Düşük kâr marjıyla çalışan sektörlerde POS komisyonlarının yeniden değerlendirilmesi, küçük işletmelerimizin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Bayrampaşa’dan Sesleniyoruz…
Esnafımız ayrıcalık değil, adalet istiyor.
Rekabetten kaçmıyor, emeğinin karşılığını almak istiyor.
Üretmeye, çalışmaya ve hizmet vermeye devam ediyor; ancak ayakta kalabilmek için daha adil şartlar bekliyor.
Çünkü mahalle bakkalı sadece alışveriş yapılan bir nokta değildir. O, mahallenin hafızasıdır. Komşusunun derdini bilen, ihtiyaç sahibine destek olan, zor günlerde mahallesinin yanında duran bir dayanışma merkezidir. Mahalle kültürünün yaşaması, mahalle esnafının yaşamasıyla mümkündür.
Tam da bu noktada yerel basının önemi daha da artmaktadır. Esnafın sorunlarını gündeme taşıyan, çözüm arayışlarına katkı sunan ve toplumun ortak sesi olan yerel gazeteler, şehirlerimizin hafızasını oluşturmaktadır.
24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı vesilesiyle; kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına emek veren tüm gazetecilerimizin ve basın çalışanlarımızın bu anlamlı gününü kutluyorum.
Ayrıca esnafımızın sesi olmamıza imkân sağlayan Bayrampaşa Gündem Gazetesi ailesine ve gazetenin İmtiyaz Sahibi Sayın Mehmet Ceylan’a teşekkürlerimi sunuyorum. Esnafımızın sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmamıza fırsat veren yerel basının varlığı, demokrasimizin ve toplumsal dayanışmamızın önemli güvencelerinden biridir.
Bizler Bayrampaşa Bakkallar, Mezeciler ve Tekel Bayileri Esnaf ve Sanatkârlar Odası olarak esnafımızın haklarını savunmaya, sorunlarını dile getirmeye ve çözüm yolları üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki; güçlü esnaf, güçlü mahalle demektir. Güçlü mahalle ise güçlü bir toplumun temelidir.