Menü Bayrampasa Gercek Gazetecilik
MEHMET CEYLAN

MEHMET CEYLAN

Tarih: 25.08.2026 09:39

OPRERASYONLARLA TOPLUMSAL BARIŞ YOK OLUYOR (1)

Facebook Twitter Linked-in

Yapılan çerçeve yasa ve operasyonlar toplumsal barışı zelzele ediyor. Dağda silah taşıyan bölücü terör örgütü üyelerine af getirilirken çıkarılan çerçeve yasa, toplumda derin bir ayrışma ve kapanmaz yaralar açıyor. Aynı şekilde belediyelere, cemaatlere ve vakıflara yönelik operasyonlar da toplum vicdanında derin izler bırakıyor. Bu operasyonlar; sokakta mafyacılık oynayanlara, kavga eden serserilere ya da hırsızlık çetelerine değil, belli kitlelerin benimsediği kurum, kuruluş ve kişilere yöneliktir.

İKTİDAR SORMALI: ÜLKE NE ARA BU KADAR SUÇ MAKİNESİ OLDU?

Yapılan operasyonlara baktığımızda, suçlanan kişilerin büyük çoğunluğunun 45 yaş altı insanlardan oluştuğunu görüyoruz. 45 yaş altı demek, 24 yıllık iktidar döneminde hayata atılan nesil demektir. Spor dünyası, sanatçılar, kitlesi olan dernek, vakıf, cemaatler ve belediyeler; kısacası toplumun belli başlı paydaşları bu süreçten etkilenmektedir.

24 yıllık iktidar, bugün neden bu kadar suç unsuru kişi ve kuruluşun ortaya çıktığını öz eleştiri vererek sorgulamalıdır. Türkiye ne ara bu kadar suç makinesi haline gelmiştir?

Hiçbir suç, yalnızca polisiye tedbirlerle çözülemez. Bilakis polisiye tedbirler suçu artırır ve daha çok suç işlenmesine zemin hazırlar. Hapishane cezalarıyla belki kısa süreli bir rahatlama sağlanmış gibi görünse de, suçun kökenindeki sebepler ortadan kalkmadıkça suç unsurları da yok olmaz.

Ekonomik sıkıntılar ahlaki değerleri yok eder ve insanları suça teşvik eder. Aynı zamanda kolay para kazanma yolları açık olduğunda, farklı suç kapıları aralanır. Gelir adaletsizliği insanları farklı yönlere sürükler; bir tarafta yoksulluğun getirdiği çıkmazlar suç yollarına iterken, diğer tarafta gelir düzeyi yüksek kesimlerin doyumsuz nefsani arzuları suçları tetikler.

Doğru bir eğitim sisteminden yoksun, ekonomisi bozuk ve gelir adaleti olmayan bir ülkede ahlaki değerler erir, her türlü suçun yolu açılır. Ahlaki yapısı zafiyete uğrayan bir toplum tüm manevi değerlerini kaybeder; değerlerini yitiren bir toplumu suça sürüklemek ise ne yazık ki çok kolaydır.

AHLAKİ ÇÖKÜNTÜ VE AÇILAN GEDİKLER

Eğitim sistemi yetersiz, ekonomisi krizde ve gelir adaleti yoksa, ahlaki çöküntü kendiliğinden baş gösterir. Bir tarafta ahlaki zafiyet, diğer tarafta ekonomik kriz ve gelir adaletsizliği birleşince, suç işleme gedikleri de kendiliğinden açılır. Bugün en çok operasyon yapılan alanlar; kumar, uyuşturucu, fuhuş, cemaatler ve yolsuzluklar etrafında yoğunlaşmaktadır.

2003 yılındaki iktidar değişimi ile günümüz arasında tam 24 yıl geçmiştir. 20 yaşını baz alırsak, 45 yaş altındaki nesil bu iktidar döneminde yetişmiş, hayata atılmış ve eğitim görmüştür. Kanunlar AB uyum yasaları çerçevesinde değiştirilmiş, anayasa defalarca tadil edilmiş, sistem baştan aşağı yenilenmiştir.

Ancak 24 yılın sonunda neredeyse her gün operasyonlarla uyanır hale geldik. Toplum, sporcuların, sanatçıların, iş dünyasının, cemaatlerin ve belediyelerin bir şekilde bu soruşturmalara karışmasıyla derin bir tedirginlik yaşamaktadır.

Toplumda ciddi ahlaki çöküntüler ve gedikler oluşmuştur. Bu gedikler; operasyonlarla, tutuklamalarla, cezaevlerini doldurmakla ve ağır cezalarla kapatılamaz. Asıl sorun, bu çöküntüyü oluşturan sistemsel ve ahlaki temellerin düzeltilmesidir.

Devamı Gelecek Yayınımızda:

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —