Menü Bayrampasa Gercek Gazetecilik
Dr. Recep ÖZTÜRK

Dr. Recep ÖZTÜRK

Tarih: 30.09.2026 22:55

NEDENSELLİK NEDİR? ARİSTOTELES'TEN GAZALİ VE DAVİD HUME'UN KUŞKUCULUĞUNA

Facebook Twitter Linked-in

Günlük hayatta sürekli bir şeylerin "neden" olduğunu düşünürüz: Su kaynadığı için buharlaşır, taş atıldığı için cam kırılır. İşte bir olayın (neden) başka bir olayı (sonuç) ortaya çıkarması durumuna nedensellik diyoruz. Ancak tarihte düşünürler, bu bağın gerçekten var olup olmadığını derinden sorgulamıştır.

Aristoteles ve Dört Neden İlkesi

Klasik felsefenin kurucusu Aristoteles, evrendeki her şeyin var oluşunu ve değişimini dört temel nedene bağlamıştır:

  1. Maddi Neden: Bir şeyin hangi maddeden yapıldığı (örneğin heykelin mermeri).
  2. Formel (Biçimsel) Neden: O şeyin aldığı şekil veya tasarım (heykelin biçimi).
  3. Fail (Yapıcı) Neden: O şeyi meydana getiren güç (mermeri işleyen heykeltıraş).
  4. Ereksel (Amsal) Neden: O şeyin yapılma amacı (sanat eseri olmak).

Aristoteles’e göre doğada hiçbir şey nedensiz değildi ve neden ile sonuç arasında zorunlu bir bağ vardı.

Şüpheciler (Septikler) ve İslam Düşüncesinde Gazali

Antik Çağ'daki Şüpheciler (Septikler), duyu organlarımızın bizi yanıltabileceğini söyleyerek nedenselliğin kesinliğine karşı çıktılar. İslam dünyasının büyük düşünürü Gazali de 11. yüzyılda bu kuşkuculuğu mantıksal ve dini bir zemine taşıdı.

Gazali, pamuk ile ateş örneğini verir: Ateş pamuğa değdiğinde pamuk yanar. Biz genellikle ateşin pamuğu "zorunlu olarak" yaktığını sanırız. Ancak Gazali’ye göre biz sadece iki olayın arka arkaya gerçekleştiğini görürüz; ateşin pamuğu yakan asıl güç olduğunu (yani aralarındaki görünmez zorunlu bağı) gözlemleyemeyiz. Yanma eylemini yaratan doğrudan Allah’tır. Olayların bu sırayla gerçekleşmesi zorunluluktan değil, İlahi düzenin bir alışkanlığından (âdetullah) ibarettir.

Aydınlanma Çağında David Hume

  1. yüzyılda İskoç filozof David Hume, Gazali’ye benzer bir mantıkla konuyu tamamen insan zihni açısından ele aldı. Hume’a göre zihnimiz, iki olayı her zaman peş peşe gördüğü için aralarında zorunlu bir bağ olduğunu varsayar.

Örneğin, bilardo masasında beyaz topun kırmızı topa çarpıp onu hareket ettirdiğini görürüz. Ama gördüğümüz şey sadece "çarpma" ve ardından gelen "hareket"tir. Aradaki o "zorunluluk" bağını gözümüzle göremeyiz. Hume der ki: Nedensellik, doğanın değişmez bir kanunu değil, sadece insanın zihinsel bir alışkanlığıdır.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —