Menü Bayrampasa Gercek Gazetecilik
Dr. Recep ÖZTÜRK

Dr. Recep ÖZTÜRK

Tarih: 18.10.2026 20:55

İSLAM FELSEFE TARİHİNDE NEDENSELLİK (İLLİYET) TARTIŞMASI: GAZZÂLÎ VE İBN RÜŞD

Facebook Twitter Linked-in

Gazzâlî’nin nedensellik eleştirisi ve İbn Rüşd’ün buna Tehâfütü’t-Tehâfüt (Tutarsızlığın Tutarsızlığı) ile Faslü’l-Makâl bağlamında verdiği altı temel karşı argüman, İslam düşünce tarihinin en köklü epistemolojik ve ontolojik tartışmalarından birini oluşturur. Prof. Dr. Hasan Aydın’ın da dikkat çektiği bu tartışmanın özü, doğadaki zorunluluk ile ilahi kudret arasındaki ilişkinin nasıl kavranacağı meselesidir.

Gazzâlî’nin Nedensellik Anlayışı

Gazzâlî, Tehâfütü’l-Felâsife (Filozofların Tutarsızlığı) adlı eserinin 17. tartışmasında, doğadaki sebep ile sonuç arasındaki bağın zorunlu (zarûrî) olmadığını savunur:

İbn Rüşd’ün Altı Temel Karşı Argümanı

İbn Rüşd, Gazzâlî’nin nedensellik bağını koparmasının hem bilimi hem dini hem de gerçeklik algısını ortadan kaldıracağını belirterek şu altı argümanı öne sürer:

  1. Bilginin ve Şeylerin Mahiyeti (Tözsel Özellikler): Her nesnenin/varlığın kendine özgü bir tabiatı, özü (mâhiyet) ve fiili vardır. Eğer ateşin yakma, suyun ıslatma yeteneği kendi doğasından kaynaklanmasaydı, varlıkların öz niteliklerinden söz edilemezdi.
  2. Akıl ve Bilimin İptali: Bilimsel bilgi, sebepleri bilmek demektir ("Bir şeyin bilgisi, sebebinin bilgisidir"). Eğer sebepler ile sonuçlar arasında zorunlu bağ yoksa, tümevarım, kural koyma ve geleceğe dair öngörüde bulunma imkânsızlaşır; bu da tüm akli ilimleri iptal eder.
  3. Adlandırma ve Kavramsal Anlam Yitimi: Varlıkların tanımları sebeplerine dayanır. Sebep-sonuç bağı koparsa, nesnelere verdiğimiz isimler anlamını yitirir. Nedenini bilmediğimiz veya her an değişebilecek bir nesneyi adlandıramayız.
  4. İlahi Hikmet ve Nizamın Zedelenmesi: Evrendeki düzen (nizam), Tanrı’nın sonsuz hikmetinin bir yansımasıdır. Nedenselliğin rastlantısallığa veya her an değişebilecek iradi bir alışkanlığa (âdet) indirgenmesi, evrendeki mükemmel ilahi nizamı ve nedensel düzeni yok saymak anlamına gelir.
  5. Dini İllüzyon ve Şüphecilik (Sofistleşme): Nedensellik reddedildiğinde aşırı bir şüphecilik doğar. Yanımızda duran bir nesnenin o an bir hayvana dönüşmeyeceğini veya evde bıraktığımız çocuğumuzun taş kesilmeyeceğini garanti edemeyiz. Bu durum insanı sofizm ve safsata uçurumuna sürükler.
  6. Mucizenin Anlamını Yitirmesi: İbn Rüşd’e göre mucize, doğa yasalarının tamamen yok sayılması değil; ilahi nizam çerçevesinde insan aklının kavrayışını aşan özel sebeplerin devreye girmesidir. Nedensellik yoksa kanun da yoktur; kanunun olmadığı yerde "müstesna bir olay" olarak mucizeden söz etmek anlamsızlaşır.

İbn Rüşd için nedensellik, sadece doğanın işleyiş biçimi değil; aklın çalışma ilkesi ve ilahi hikmetin evrendeki tecellisidir. Gazzâlî'nin mucizeye yer açmak adına nedenselliği askıya alması, İbn Rüşd'e göre akıl ile vahiy arasındaki bağı koparan tehlikeli bir epistemolojik sapmadır.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —