Menü Bayrampaşa Gündem Gerçek Gazetecilik, Doğrudan yana taraf gazete
Tarih: 10.08.2026 11:45
MİLLET PARTİSİ :  “KANSERLİ HÜCRE YASASI” ÇÖPE ATILMALIDIR!

MİLLET PARTİSİ : “KANSERLİ HÜCRE YASASI” ÇÖPE ATILMALIDIR!

Facebook Twitter Linked-in

Denizli; yalnızca ekonomisi, sanayisi ve üretim gücüyle değil, tarih boyunca ortaya koyduğu millî duruşuyla da ülkemizin müstesna şehirlerinden biridir. Sanayisiyle, tarımıyla ve ihracatıyla Türkiye'nin kalkınmasına büyük katkılar sağlayan bu güzel şehir; çalışkan, üretken, dürüst ve girişimci insanıyla haklı bir saygınlık kazanmıştır. Denizli insanı, aklıyla, alın teriyle, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle daima örnek olmuştur.

Ancak Denizli'yi değerli kılan yalnızca ekonomik başarıları değildir.

Bu şehir aynı zamanda millî değerlerin, millî şuurun, istiklal sevdasının ve vatan sevgisinin güçlü bir temsilcisidir. 

İşte bu nedenle bugün burada, bu toprakların yetiştirdiği büyük bir vatan evladını, Millî Mücadelemizin öncü isimlerinden Denizli Müftüsü Ahmed Hulûsî Efendi'yi rahmet, minnet ve şükranla anmak istiyorum.

Ahmed Hulûsî Efendi, Millî Mücadele'nin daha ilk günlerinde milletin kaderine yön veren kahraman din adamlarımızdan biridir.

İzmir'in 15 Mayıs 1919'da Yunan ordusu tarafından işgal edilmesinin hemen ardından, aynı gün Denizli'de düzenlenen büyük mitingde milletimize seslenmiş ve tarihe geçen şu çağrıyı yapmıştır:

“İşgal edilen memleket halkının silaha sarılması dinî bir görevdir.”

Bu çağrı yalnızca Denizli'yi değil, bütün Anadolu'yu ayağa kaldıran ilk bağımsızlık çağrılarından biri olmuştur.  

İşte Denizli'nin mayasında böyle bir iman, böyle bir cesaret ve böyle bir istiklal ruhu vardır. Biz, Millî Mücadele'yi işte bu ruhla kazandık. İstiklal Harbi'ni işte bu ruhla zafere ulaştırdık. Bugün bize düşen görev ise o ruhu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.

Ne yazık ki bugünlerde Türk milletinin varlığına, birliğine ve geleceğine yönelik tehditler artarak devam etmektedir. Dün emperyalistlerin silahla gerçekleştirmeye çalıştıklarını, bugün farklı yöntemlerle gerçekleştirmek isteyen dâhilî ve haricî odaklar bulunmaktadır.

Milletimizin varlığı, devletimizin üniter yapısı, istiklalimiz ve istikbalimiz üzerinde yeniden hesaplar yapılmaktadır.

Böylesine kritik bir dönemde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nde yaptığı tarihî uyarıyı yeniden hatırlamak zorundayız. Atatürk, yıllar öncesinden bugün karşı karşıya olduğumuz tehlikelere işaret edercesine şöyle demiştir:

“Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.”

Maalesef yaşamakta olduğumuz gelişmeler, bu uyarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermektedir. Bunun en somut örneklerinden biri de Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine getirilen yasa teklifidir.

BU YASAYA HAYIR!

Terörist başının “Kök Hücre Yasası” olarak nitelendirdiği, iktidar ve ortağı tarafından ise “Çerçeve Yasa” adıyla kamuoyuna sunulan bu teklif; yeterince tartışılmadan, içeriği kamuoyunca tam olarak bilinmeden ve milletin vicdanında gereğince değerlendirilmeden Meclis gündemine taşınmıştır.

Bunun adı “Kök Hücre Yasası” değildir. Bunun adı, devletimizin bünyesine ve milletimizin geleceğine kanserli hücreler zerk etme girişimidir. Millet Partisi olarak biz bunun adını açıkça koyuyoruz: “Kök Hücre Yasası” değil, “Kanserli Hücre Yasası!”

Türk milletinin birliği, devletimizin bekası ve Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı hiçbir siyasi hesabın konusu yapılamaz.

Bu nedenle milletimizin birliğini, devletimizin bekasını ve ülkemizin geleceğini ilgilendiren böylesine kritik bir konuda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sorumluluğu tarihîdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gazi Meclis olmanın sorumluluğuna ve tarihî misyonuna uygun hareket etmelidir.

Buradan bütün milletvekillerimize tekraren açık bir çağrıda bulunuyoruz:

Tarihî sorumluluğunuzu unutmayın. Bu ülkenin size yalnızca bugün için değil, gelecek nesiller adına da emanet edildiğini unutmayın.

Oy hesabına, makam hesabına, gelecek seçimlerde elde edilmek istenen koltuklara bir ülkenin geleceği feda edilemez. Türk milletinin varlığı ve geleceği; hiçbir siyasi hesabın, hiçbir günlük çıkarın ve hiçbir dış dayatmanın konusu yapılamaz.

Bizim itirazımız herhangi bir siyasi partiye, herhangi bir kişiye veya herhangi bir günlük siyasi tartışmaya değildir. Bizim itirazımız, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş iradesini, milletimizin birlik ve bütünlüğünü ve devletimizin bekasını zedeleyebilecek her türlü anlayışadır.

“Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen sürecin, terörün sona erdirilmesini değil Türkiye’nin millî yapısını ve üniter devlet anlayışını imha etmeye yönelik olduğunu görüyoruz.

 BU YASA TASARISI MUTLAKA GERİ ÇEKİLMELİDİR!

Hiç kimse unutmasın:

Tarih, bugün alınan kararları mutlaka kaydedecektir. Bu yanlış sürece bilerek ve isteyerek ortak olanları da,

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ASLA UNUTMAYACAKTIR! ASLA AFFETMEYECEKTİR!

Öte yandan gafiller, hainler ne yaparsa yapsınlar bilinmelidir ki;

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Türk milletinin birliği ve bağımsızlığı sonsuza kadar yaşayacaktır! 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —