Menü Bayrampasa Gercek Gazetecilik
Tarih: 16.10.2026 23:00
GAZETECİLİK TARAFTARLIK DEĞİL, KAMU HİZMETİDİR

GAZETECİLİK TARAFTARLIK DEĞİL, KAMU HİZMETİDİR

Facebook Twitter Linked-in

Hangi sektörde olursanız olun, hangi işi yaparsanız yapın; ilk sorulması gereken soru her zaman şudur: “Ben ne yapıyorum ve bu yaptığım iş kime, neye fayda sağlıyor?”

İnsan bir işi ya kişisel ikbal, servet ve makam elde etmek için ya da bir hizmet sunmak amacıyla yapar. İşte bu iki hedef doğru dengelendiğinde ortaya en verimli ve kıymetli iş çıkar. Yaptığınız işi kaliteli, insanlığa, devlete ve millete faydalı biçimde icra ediyorsanız; bir yandan rızkınızı kazanırken diğer yandan kamuya hizmet etmiş olursunuz. İbadet de para kazanmak da öncelikle bireysel fayda sağlarken, toplum yararına sunulan hizmet tüm insanlığı kapsar.

Basın-yayın, gazetecilik ve habercilik; özü itibarıyla önceliği her zaman hizmet olan mesleklerdir. Doğru yapıldığında toplumun haber alma hakkını güvenceye alır, kaleme alınan yazılarla kamuoyunu aydınlatır ve genel kültüre katkı sağlar. Tabii ki bu durum, halkı bilgilendiren gerçek gazetecilik için geçerlidir; yoksa sadece bir kurumun duyurularını aktaran bültencilik için değil.

ELEŞTİRİ YÖNETİME VE İCRAATIN BAŞINDAKİLERE YAPILIR

Bu yazıyı kaleme almamın nedeni, son dönemde bazı dostlardan gelen eleştiriler ve yayınlarımıza yönelik "taraflı" algısı oluşturma çabalarıdır. Hakkımızda, "Yayınlarınız CHP’ye yakın, AK Parti’ye karşı muhalif" deniliyor; Hasan Mutlu’nun iddianamesine dair değerlendirmelerimizde yazdıklarımız ile sokakta konuşulanların farklı olduğu iddia ediliyor.

Öncelikle şunu açıkça ifade etmek gerekir: Gerçek gazetecilik ne yandaş olur ne de körü körüne muhalif. Eleştiri; yönetimi elinde bulunduranların icraatlarına yapılır ve doğru kullanıldığında yol göstericidir. Ne var ki, yöneticilerin eleştiriyi kabullenmekte zorlandığına defalarca tanık olduk. Bizim için yönetimde kimin olduğu ya da hangi partinin yer aldığı önem taşımaz; bizi ilgilendiren tek şey yönetimlerin icraatlarıdır.

Basın etiği gereği; yönetimin icraatları, vatandaşın şikâyetleri, muhalefetin eleştirileri ve gazetecinin analizleri eşit şekilde yayınlanır. Varsa bu eleştirilere verilen cevaplara da sütunlarımızda yer verilir. Gazetecilik ve habercilik tam olarak budur. Eğer bir gazeteci olayların sadece bir tarafını görür, icraattaki aksaklıkları ve yanlışları sümen altı edip yalnızca faaliyetleri haberleştirirse, bunun adı gazetecilik değil bültencilik olur.

Yayın hayatımızda 20. yılımıza girerken; Hüseyin Bürge, Atila Aydıner, Hasan Mutlu ve İbrahim Akın dönemlerinin tamamında aynı bağımsız duruşu sergiledik. Gerektiğinde eleştirdik, gerektiğinde hakkı teslim ettik, savunduk. Eleştirdiğimiz dönemlerde ise maalesef "muhalif" olarak yaftalandık. Bu durum, toplum olarak henüz yeterli eleştiri kültürüne ulaşamadığımızın bir göstergesidir. Elbette eleştiri derken, bunu bir hakaret, küfür ya da kişisel bir silah olarak kullanmaktan bahsetmiyoruz; yapıcı, saygılı ve üslubuna dikkat eden bir anlayıştan söz ediyoruz.

Gazeteci, mesleğinin gereği olarak sıradan bir vatandaştan çok daha fazla sorgulamak, araştırmak ve sormak zorundadır. Amacımız kamuoyuna tarafsız haber sunmaksa, titizlikle araştırıp doğruları paylaşmak en temel görevimizdir. Karşı tarafın bir itirazı veya açıklaması olduğunda ona da yer veririz. Ancak belgelerle sabit gerçekler yazıldığında sessiz kalıp, ardından "Tek taraflı yayın yapıyorsunuz" demek haksızlıktır. Bir açıklamanız varsa iletirsiniz; yayınlanmazsa o zaman tek taraflı yayıncılıkla suçlayabilirsiniz.

Hasan Mutlu hakkındaki iddianameye dair değerlendirmelerimizde de durum tam olarak budur. Süreçteki çelişkileri, tespitlerimizi ve hukuki detayları belgeleriyle yayınladık. Biz kulaktan dolma iddialarla veya sokak dedikodularıyla değil; yazılı belgeler, veriler ve somut ölçütlerle hareket ediyoruz.

İLETİŞİM KURULMAYAN FAALİYETLER YOK HÜKMÜNDEDİR

Her yayın organının bir yayın politikası vardır. Biz, Bayrampaşa Gündem Gazetesi olarak, ahlaki ve hukuki sınırlar çerçevesinde kapımızı hiçbir STK’ya, siyasi partiye veya kuruma kapatmadık. Ancak her zaman tek bir kuralı vurguladık: İletişim kurun.

Davet edilmesi gereken etkinliklere bizleri davet edin ki haberi yerinde takip edebilelim, davetli yada davetsiz haber metinlerini ve görsellerini bize ulaştırın. Ne davet gönderip ne de bilgi verip, sonrasında "Neden bizim haberimizi yapmıyorsunuz?" siteminde bulunmak doğru bir yaklaşım değildir. "Sen gazetecisin, takip edip bileceksin" mantığı da çok yanlıştır.

Gazeteci kimsenin emireri olmadığı gibi, her yere izinsiz giren bir Truva atı da değildir. Çok istisnai durumlar dışında sosyal medyayı kaynak alarak haber yapmıyoruz. Davet edilmediğimiz, yada haber servisi yapılmayan etkinlikleri haberleştirmiyoruz. Biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirirken, kurumların da aynı özeni göstermesini bekliyoruz. Şu an sayfalarımızda yer alan haberler; bizzat takip ettiğimiz, e-postamıza veya WhatsApp hattımıza iletilen haberlerden oluşmaktadır.

Sosyal medya; arşivi olmayan, derinlik barındırmayan, anlık esip geçen bir rüzgârdır ve asla geleneksel basının yerini tutamaz. Unutulmamalıdır ki gazeteler de belirli finansal dinamiklerle ayakta kalmaktadır. 

Tarafsız haberciliğin, güçlü yorumların ve yerel kültürün yaşatılmasını istiyorsanız, basın organlarına maddi ve manevi desteğinizi esirgememelisiniz. Gazetecilik, ayakta kalabilmek için her zaman toplumun ve kurumların desteğine ihtiyaç duyan özel bir sektördür.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —