Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını "Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı" ilan etmesiyle birlikte, kadınların tarımdaki rolü ve karşılaştıkları eşitsizlikler küresel gündemin ön sıralarına yerleşti. FAO verilerine göre küresel tarımda çalışanların %42'sini kadınlar oluştururken, aynı büyüklükteki işletmelerde kadın ve erkek yöneticiler arasında %24'lük verimlilik farkı bulunuyor. Türkiye'de artan girdi maliyetleriyle birlikte uzmanlar, teknik bilginin doğrudan üretim yapan kadın çiftçiye ulaşması gerektiğine dikkat çekiyor.
15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Fergo Organomineral Gübre Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hale Coşkun Düzgün, kadınların tarımdaki köklü deneyiminin üretim kararlarına tam olarak yansıtılması gerektiğini belirtti. Düzgün, "Tohumu seçen, fideyi büyüten, mevsimi takip eden kadınların çok büyük bir birikimi var. Ancak ekimde ve hasatta alın teri döken kadınlar; kredi kullanımında, girdi alımında veya ürün satışında aynı ölçüde söz sahibi olamıyor. Kadının tecrübesini kararların dışında bıraktığınızda, işletmenin önemli bir birikimini de kullanamamış oluyorsunuz" dedi.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Haziran 2026 verileri, veriye erişilebilen ülkelerin %85'inde kadınların tarım arazileri üzerindeki mülkiyet veya kullanım haklarının erkeklerden daha düşük olduğunu gösteriyor.
FAO’nun raporlarına yansıyan verilere göre:
Türkiye’de TÜİK verilerine göre istihdam edilen kadınların %17,4’ü tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründe yer alıyor. Ancak sektör, yükselen girdi maliyetlerinin getirdiği zorluklarla karşı karşıya. TÜİK’in Temmuz 2026 verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yıllık %27,62 artarken, en yüksek artış %33,07 ile gübre ve toprak geliştiricilerde gerçekleşti.
Artan maliyetler karşısında bilinçli üretimin önemine vurgu yapan Hale Coşkun Düzgün, şu ifadeleri kullandı:
"Çiftçinin gübreye ayırdığı bütçe sınırlı. Bu bütçenin karşılığını alabilmesi için tarlasının ihtiyacını analizle belirlemesi şart. Geçen yılın ezberleriyle ya da komşunun uygulamasıyla hareket etmek maliyeti artırır, verimi düşürür. Kadın çiftçimiz tarladaki uygulamayı yapıyorsa toprak analizi sonucunu da bilmeli, gübreleme programını da anlayabilmeli."
Toprak analizi ile çiftçinin yıllara dayanan gözlemlerinin birleştirilmesi gerektiğini ifade eden Düzgün, organomineral gübre kullanımında da ürün içeriği ile toprağın ihtiyacının örtüşmesinin kritik olduğunun altını çizdi.
Türkiye’de kadın çiftçilere yönelik uygulamalı saha eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiği ifade ediliyor. En son 24 Eylül 2026’da Çorum’un Dodurga ilçesinden 45 kadın çiftçi, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsünü ziyaret ederek yeni çeltik çeşitlerini ve yetiştiricilik tekniklerini yerinde inceledi.
Bu tür saha çalışmalarının artırılması gerektiğini belirten Düzgün, eğitimlerin kadınların günlük iş yüküne uygun planlanmasının önemine değindi.
Gübre ve tarım sektörüne de büyük sorumluluk düştüğünü hatırlatan Hale Coşkun Düzgün, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sektör olarak başarımızı sadece satış rakamlarıyla değil, eğitim verdiğimiz kadın çiftçinin kazancını ne kadar artırdığıyla, maliyetini nasıl yönettiğiyle ölçmeliyiz. Görevimiz kadınlara ne kadar emek verdiklerini anlatmak değil; o emeğin karşılığını alabilecekleri koşulları oluşturmaktır. Gelecek yıl 15 Ekim'de kutlanan günleri değil, üretim kararlarında daha güçlü söz sahibi olan kadınların başarılarını konuşmayı hedeflemeliyiz."